GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE GÜNEY KORE EĞİTİM SİSTEMİ

Acıbadem Okulları Yarının Eğitimi Zirvesi > Blog > Güney Kore Eğitim > GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE GÜNEY KORE EĞİTİM SİSTEMİ

0

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE GÜNEY KORE EĞİTİM SİSTEMİ

9 Ağustos 2018 | Yarının Eğitimi | Güney Kore Eğitim

1948 yılından bu yana Güney Kore’de eğitimin her türlü sorumluluğu Milli Eğitim Bakanlığındadır. Bakanlığın tarihsel geçmişi incelendiğinde adının birçok kez değiştiği görülmektedir. 2001 yılında adı “Eğitim ve İnsan Kaynakları Geliştirme Bakanlığı(MOEHRD)”na dönüşmüştür. 29 Şubat 2008 yılında, Eğitim ve İnsan Kaynakları Geliştirme Bakanlığı ile Bilim ve Teknoloji Bakanlığının birleşmesiyle “Eğitim, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı (MEST)” adını almıştır (NUFFIC, 2013). 23 Mart 2013 tarihinden beri ise bubakanlık, “Bilim ve Teknoloji Bakanlığı”ndan ayrılarak “Eğitim Bakanlığı (MOE)” adıyla faaliyet göstermektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı, akademik faaliyetler ile bilim ve eğitim alanında politikaların oluşturulması ve uygulanmasından sorumlu devlet organıdır. Yeni bakanlık; “Hongik Ingan” ideolojisi altında her Kore vatandaşının, ülkenin ve insanlığın demokratik gelişimine vetoplumun refahına katkıda bulunabilen özgüven sahibi bireyler olarak yetişmelerini sağlamayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda; ilk, orta ve yükseköğretim kurumlarının ders kitapları ile müfredatının oluşturulması ve yayınlanmasından, tüm okul sistemine idari vemali destek sağlanmasından, öğretmen yetiştirme sisteminin ve insan kaynaklarıpolitikalarının yaşam boyu eğitim anlayışı çerçevesinde geliştirilmesinden ve denetimindenMilli Eğitim Bakanlığı sorumludur (MOE, 2014a).

Güney Kore eğitim sistemi, ilk iki aşaması zorunlu olan 6+3+3+4 yıl şeklinde düzenlenmiştir. Okul öncesi eğitim ve lise zorunlu değildir. İlköğretime başlangıç yaşı yedi olup, bazı özel okullar dışında, ilköğretim herkese ücretsizdir. Liseler; genel, mesleki ve diğer(yabancı dil, güzel sanatlar vb.) olmak üzere üç türde eğitim vermektedir. YükseköğretiM kurumları ise öğrencilerini kendileri seçerek yedi farklı türde hizmet sağlamaktadır (Bakioğlu ve Baltacı, 2013).

UNESCO’ya göre, Kore’de eğitim sistemi dört kelime ile açıklanabilir: Demokratikleşme, özerklik, yerelleştirme ve küreselleşme (Peuch, 2011). Güney Kore eğitimsisteminin öne çıkan diğer özellikleri aşağıda maddeler halinde belirtilmiştir (Lee, 2008):

  • Tüm kademelerde okullaşmanın hızla yaygınlaşmasıVerimlilik politikasının uygulanması
  • Eğitime yüksek kaynak ayrılması
  • Eğitimde isteklilikÖzel ders harcamalarının yüksekliği
  • Aşırı merkezi eğitim yönetimi
  • Çeşitlilik eksikliği
  • Mükemmellik ve özkaynak arasında yaşanan ikilem
  • Okul eğitiminde düşük güven
  • Kolejlere giriş için maksimum rekabet

Kore eğitim sistemi, sürekli olarak çağımızın şartlarına uygun olarak yenilenmektedir. Bu doğrultuda yapılan güncellemeler sadece eğitim model ve standartları üzerinde değil, aynı zamanda eğitimden elde edilmesi hedeflenen kazanımlar doğrultusunda da dinamikleşmektedir.Eğitim Bakanlığı (MOE)

1980’lerde hayat boyu öğrenme anlayışının benimsenmesi ve buna göre eğitimsisteminin yenilenmesi gibi niteliksel değişimlerle informal eğitim şekil almaya başlamıştır. 1990’larda, yerel özerklik eğitim politika gündeminde önemli bir madde haline gelmiştir.Temel hedef ise yine hayat boyu öğrenme kapsamında mesleki eğitime destek vermektir.Böylece ülke genelinde nitelikli insan ve eğitimli yeni nesil sayısında artış sağlanmaktadır(NUFFIC, 2011).

Güney Kore’de ulusal müfredat, her öğretim yılı için öğretilecek olan konuları ve her konu için ayrılacak zamanı belirlemektedir. Bu müfredat, ders kitapları ve eğitim-öğretim faaliyetlerini değerlendirme yöntemleri için genel kuralları sağlamak için kriterler geliştirmektedir. Ancak yerel eğitim yetkilileri ve okullar tarafından değişiklik yapan bazı birimler de vardır (Lee, 2008).

Güney Kore’de ulusal müfredat, yeni eğitim taleplerini ve değişen toplumun zamanla ortaya çıkan ihtiyaçlarını karşılamak, yeni akademik disiplinleri programa dahil etmek için periyodik olarak güncellenmektedir (MOE, 2014b). Bu kapsamda, 1954 yılından günümüze kadar yedi müfredat değişikliği yapılmıştır. En son yapılan müfredat değişikliği, 2000 yılında ilköğretimden başlayarak uygulamaya geçmiş ve 2004’te tüm okul sistemine yayılmıştır. Yenimüfredat; derslerin çalışma yükünü azaltarak öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarını karşılamak için daha fazla esneklik sağlamış ve bağımsız öğrenme aktivitelerini arttırarak geleneksel ezberci eğitimden uzaklaşma imkânı vermiştir. Böylece öğrencilerin küreselleşme ve bilgi çağı olan 21. yüzyıla daha iyi hazırlamaları amaçlanmaktadır (Bakioğlu ve Baltacı, 2013).

7. Ulusal Müfredat olarak adlandırılan yeni ulusal müfredatı uygulamaya koymadanönce, hükümet özellikle ilköğretim okullarını “açık öğretim”e yönlendirmiş ve değişenmüfredata uygun öğretim yöntemlerini devlet okullarında uygulama kararı almıştır. 7. UlusalMüfredatın önemli özelliklerinden biri, seçmeli müfredat programı olmasıdır. Ayrıca bu müfredatın temel hedeflerinden biri, mevcut ulusal müfredat üzerinde %30 oranındaöğretmenlere özerklik vererek, öğretmen merkezli olabilmektir (Kim, 2004).

Yedinci Müfredat, geçmişteki müfredatların aksine, öğrenci odaklı, bireysel yetenek,yatkınlık ve yaratıcılığı vurgulayan öğrenci odaklı bir müfredattır. Bu müfredat eğitimli birkişinin sahip olması gereken özellikleri şu şekilde tanımlamaktadır (MOE, 2014b):

  • Bütün kişilik gelişiminin temelini bireysellikte arayan bir kişi
  • Temel yaratıcılık becerileri için belli bir kapasite gösteren bir kişi
  • Geniş kültür yelpazesi içinde öncü bir kariyere öncülük eden bir kişi
  • Milli kültürü anlamanın yanında bu kültüre yeni değer katan bir kişi
  • Demokratik sivil bilinç temelinde toplumun gelişimine katkıda bulunan bir kişi

2000 yılında okullarda uygulanmaya başlayan ve başarı gelişimini merkez alan 7. Ulusal Müfredat ile birlikte “açık öğretim” ve “performans değerlendirme” öğrenme süreçlerine odaklanmıştır. “Açık öğretim” politikası yerel eğitim değerlendirme ofislerinde 1996 yılında performans değerlendirme ile başlamış ve tüm okullarda uygulanması istenerek “açık öğretim”in tüm öğrenme sürecindeki yeri vurgulanmıştır. Bu politikanın uygulanmasındaki temel düşünce, okul toplumunun kurulması, öğrenci merkezli müfredat ve çeşitli öğrenci yeteneklerinin değerlendirilmesi işlemlerinin; okulda ve okul dışında sürdürülebilmesidir. Ayrıca açık öğretim ile maksimum düzeyde öğrenciye ulaşmak hedeflenmiştir. Üniversitelerde performans değerlendirme için giriş sınavı sisteminin iyileştirilmesi gerekmiş ve not yerine karşılaştırmalı sistemin daha iyi olacağı vurgulanmıştır. Bu gelişmeleri ilköğretim ve ortaöğretim eğitiminde öğrenci başarısı değerlendirme ve bu reformun ikinci yarısında okul denetim sisteminin geliştirilmesi gibi politika planları takip etmiştir (Kim, 2004).

(Bu yazı Faruk LEVENT ve Zeynep GÖKKAYA’ya ait “GÜNEY KORE’NİN EKONOMİK BAŞARISININ ALTINDA YATAN EĞİTİM POLİTİKALARI” makalesinden alınmıştır.)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.