KEMAL SAYAR – DİJİTAL ÇAĞDA ÖĞRENME

0

KEMAL SAYAR – DİJİTAL ÇAĞDA ÖĞRENME

26 Temmuz 2018 | Yarının Eğitimi | 1. yarının eğitimi zirvesi konuklar, blog

25 Kasım 2017 Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall’de gerçekleşen Yarının Eğitimi Zirvesi’ne “Dijital Çağda Öğrenme” konu başlıklı sunumu ile Kemal Sayar katılım gösterdi.

Dijital çağın tanımlamasıyla giriş yapan Sayar, “nereye giderseniz gidin hiç bir yeri arkanızda bırakmamış olmanız küreselleşmedir.” diyerek ardından başarı kavramına atıfta bulunarak devam etti; daha fazla güç için başarı fikrini elimizin tersiyle itmeliyiz, dünyanın daha fazla başarılı insana ihtiyacı olmadığını söyledi. Çocuklarımıza nasıl bir dünya bıraktığımız kadar dünyaya nasıl çocuklar bıraktığımızın önemini vurgulayan Sayar, küreselleşmenin yoğunluğu ve hızına değinerek McKenzie Wark’ın “köklerimiz yok artık, antenlerimiz var” sözünün sonucunu elimizdeki telefonlar olduğuna dikkat çekerek devam etti.

Bizi hayatta hiç bir yere getirmeyecek şeyleri aklımızda tuttuğumuzu, zihnimizi çöplüğe çevirdiğimizi ve adeta bir enformasyon çöplüğün içinde yaşam sürüyor olduğumuza değinen Sayar, dijital çağda çocukluğu organik ilişkilerden uzak kalan bir çocukluk olarak tanımladı.

“Dijital çağda öğrenme; yaratıcılık bilgiyi analiz etme ve dönüştürme meziyetlerine sahip olmakla gerçekleşebilir.” diye ekleyen Sayar, dijital çağın yerlileri olarak eğitim sistemini gözden geçirmemiz gerektiğini söyledi.

Her çocuk kendi çağının evladıdır diye savunan Sayar, Yarının Eğitimi Zirvesinin problem ettiği meselenin üzerine şifa olacak nitelikte dijital kuşağın eski usül bilgi aktarımı yapmak problematik bir şey olduğunu da ekledi.

Aynı anda birçok şeyi bir arada yapabileceğimiz bir alana geçtiğimizi ve alanı da melez hayat olarak tanımlayan Sayar, sunumuna şu şekilde devam etti;

“Okulların ve öğretmenlerin fonksiyonlarını tekrar düşünmeliyiz. Çocuklara heves ve tutkularını takip etmelerini sağlatabilecek sistemler araştırılmalı. Öğretmenin yeri çok kudretli olan o yapıdan çıkıp, çocukla beraber öğrenen bir profile dönüşmeli. Ebeveynin eğitimdeki rolü de önemli çünkü çocuk bağımsızlık eğilimde oldukça ebeveyn sınır koymakta zorlanmaya başlıyor. Eğitim genç dimağlara yapılan bir enjeksiyon olmaktan çıkmalı. Hepimizin kendi bulunduğu yere sahip çıkan ve eleştirel düşünce becerisine sahip olması gereken bir eğitim modeli geliştirmemiz lazım. Bankacı eğitim sisteminden ziyade zihin açıcı bir bakış açısına sahip olmalıyız.”

Öğretmenin daha az öğrettiği daha çok araştırma yapmaya yürekledirdiği bir sistemin olması gerekliliğine inanan Kemal Sayar Yarının Eğitimi’nin inancı olan eğitim reformlarının değiştirilmesi konusuna da değinerek sunumuna son veriyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.