phone +90 850 840 48 63 email [email protected]

    September 2017

    Dünyanın En Şaşırtıcı Eğitim Sistemi: Finlandiya

    16 September 2017 |by yez18 | Dünyanın En Şaşırtıcı Eğitim Sistemi: Finlandiya için yorumlar kapalı | Fin Eğitim Sistemi | , , ,

    … FİNLANDİYALI ÇOCUKLARIN OKUL YAŞAMI, FİNLANDİYA’NIN BİZZAT UYGULAMAKTA OLDUĞU GENÇLİK VE EĞİTİM POLİTİKALARININ SONUCUDUR; PISA TESTLERİNİN DEĞİL. FİN EĞİTİM SİSTEMİNDE OKUMA BECERİLERİ, BİLİM VE MATEMATİK OKUR YAZARLIĞI KADAR SOSYAL BİLİMLER, GÖRSEL SANATLAR, SPOR VE PRATİK BECERİLERİN GELİŞTİRİLMESİ DE ÖNEMLİ. FİNLİ ÇOCUKLAR ANAOKUL VE İLKOKUL HAYATLARI BOYUNCA OYUN OYNAR VE ZEVK ALARAK ÖĞRENİRLER. FİNLİ ÖĞRETMENLER DE, EBEVEYNLER DE MATEMATİK VE YA FEN DERSLERİNDEKİ SOYUT KAVRAMLARI ÖĞRETMENİN EN İYİ YOLUNUN MÜZİK, DRAMA YA DA SPOR UYGULAMALARI OLDUĞUNU DÜŞÜNÜR. AKADEMİK VE AKADEMİK OLMAYAN ÖĞRENME BİÇİMLERİ ARASINDA KURULAN BU DENGE ÇOCUKLARIN OKULDAKİ MUTLULUĞUNU SAĞLAMANIN BÜYÜLÜ FORMÜLÜDÜR. PISA TESTLERİ, OKUL YAŞAMININ ÇOK ÖNEMLİ OLAN BAZI KISTASLARINI DEĞERLENDİRME DIŞINDA BIRAKIYOR.

    Pasi Sahlberg

     

    Düşük maliyetler, kısa okul saatleri,  ile yüksek akademik başarıyı; bireyselliğe, bağımsızlığa önem veren, öğrencilerine kendi eğitim programını kendi düzenleme sorumluğunu yükleyen eğitim anlayışıyla bol boş zamanı, eğlenerek öğrenmeyi birleştiren Fin eğitim sistemi hala eğitimin rüya ülkesi olmaya devam ediyor.

    İşte size Fin eğitim sistemiyle ilgili 9 şaşırtıcı gerçek.

    -1-

    Finlandiya’da zorunlu okula başlama yaşı 7.

    Yaşları ne olursa olsun, çocuklar okula kendileri yürüyerek ya da bisikletle gidiyor.

    Fin kültürü çocukların bağımsız yetişmesini önemsiyor. Çocuklarını okula getirip götüren, ders çalıştıran ebeveynler diye bir şey yok.

    -2-

    Fin eğitim müfredatı basit ve genel bir çerçeve tanımlamaktan ibaret.

    Öğrenciler, kendi ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda kendi eğitim-öğretim programlarını şekillendirme haklarına sahipler. Öğretmenler de öyle.

    -3-

    Finli öğrencilere eğitim hayatlarının ilk altı yılında hiçbir şekilde not verilmiyor. Sekizinci sınıfın sonuna kadar  not verme zorunluluğu yok ve öğrenciler standardize edilmiş bir sınav sistemine tabi değiller. Sadece 16 yaşlarındayken ülke genelinde bir sınava giriyorlar.

    -4-

    Öğretmenler gün boyu sınıfta ortalama dört saat ders veriyor. Haftada iki saati ise mesleki gelişimleri için eğitimlere katılmak için ayırıyorlar.

    İlk okulda öğrencilerin ders dışı/teneffüs olarak geçirdikleri zaman toplam 75 dakika. Amerika’da bu oran 27 dakikaya kadar düşüyor. Türkiye’de ise ortalama 45 dakika.

    -5-

    Tüm öğretmenlerin en az master derecesi var ve üniversite başarısı en yüksek %10’luk dilim arasından seçiliyorlar. Öğretmenlik toplum gözünde statüsü en yüksek mesleklerden biri.

    Finlandiya öğretmenleri başarılı-başarısız olarak yargılamayan bir kültüre sahip.  Eksikleri bulunan öğretmenlerin, yeni eğitim-öğretim programlarıyla kendilerini geliştirmesinin önü açılıyor. Hiçbir öğretmenin performans nedeniyle işten atılma korkusu yok.

    -6-

    Öğrencilere ödev verilmiyor çünkü öğrenmenin yeri okuldur.

    Her çocuğa bir birey olarak değer veriliyor. Çocuklardan biri yeterince iyi öğrenemiyorsa öğretmenleri bunu hemen fark ediyor ve çocuğun öğrenme programını onun bireysel ihtiyaçlarına göre düzenliyor. Aynı şey, okula uyum göstermeyen, sıkılan ya da öğrenim durumu programın ilerisinde olan çocuklar için de geçerli.

    Öğretmenlerin yüksek eğitim düzeyi, çocukların her türlü gelişimini gözlemleyebilmelerini ve esnek çözümler yaratabilmelerinin en önemli nedeni. İstatistiklere göre çocukların ortalama %30’u eğitim hayatlarının ilk dokuz yılında özel programlarla destekleniyor.

    -7-

    Fin okullarında spora bol bol yer var ama spor karşılaşmaları yapacak takımlar yok. Rekabet, üstünlük kazanmak Fin kültüründe değer verilen bir şey değil.

    -8-

    Finlandiya’da özel okul yok ve eğitim harcamalarının tümü devlet tarafından destekleniyor.

    Finlandiya’da okullar birbirleriyle rekabet etmiyor, aksine dayanışıyor. Okulların hemen hemen tümünün başarı düzeyi aynı. Bu yüzden okulun bir diğerine göre ayrıcalığı yok.

    Eğitim “herkes için eşit imkanlar sağlamak” demek. Eşitlik kavramına olağanüstü değer veriliyor. Tüm çocuklar zeka ve becerileri ne olursa olsun aynı sınıflarda okuyor.

    -9- 

    Pek çok Avrupa ülkesi ve Amerika’yla karşılaştırıldığında Finlandiya’da eğitime ayrılan bütçenin daha fazlası sınıf ortamına yansıyor. Çünkü öğretmenler de, yöneticiler de hemen hemen aynı maaşı alıyor. Bu yüzden Finlandiya’da eğitim maliyetleri çok  daha düşük.

    Ancak 15 yıllık kıdemli bir öğretmen ortalama bir üniversite mezunundan daha iyi kazanıyor.

    Handan Saatçıoğlu 2014

     

    Bu yazı EĞİTİM PEDİA sitesinden alınmıştır.

    KEEP READING

    Finlandiya’da eğitimde devrim: Tüm dersler kaldırıldı

    16 September 2017 |by yez18 | Finlandiya’da eğitimde devrim: Tüm dersler kaldırıldı için yorumlar kapalı | Fin Eğitim Sistemi | , ,

    Finlandiya, dünya üzerinde en saygın eğitim sistemine sahip olan ülke konumunda. Nordik ülkesi uluslararası araştırmalara göre de neredeyse her çalışma içerisinde her zaman ilk onda olmayı başarıyor. Buna rağmen, ülkedeki yetkililer ve uzmanların ‘biz zaten en iyisiyiz’ diyerek rehavete kapılmaya hiç niyeti yok. Birkaç yıl önce Finlandiya’da eğitim sisteminde gerçek bir devrim yapılmasına karar verildi ve geçen yıl itibariyle de bu devrim hayata geçti.

    Peki eğitim sistemindeki bu devrim neyi kapsıyor? Belki kulağa garip gelebilir ama Finlandiyalı yetkililer eğitim müfredatlarındaki tüm dersleri kaldırdılar.

    Yeni sistemle amaçlanan, çocuklara ‘daha fazla oyun, daha az ders’ sunmak. Bu büyük değişiklikle beraber de dersliklerde fizik, matematik, edebiyat, tarih ya da coğrafya gibi ‘konu dersi’ olmayacak.

    Eğitim Bakanı Marjo Kyllonen, Helsinki’de geçen yıl yaptığı basın toplantısında detayları kamuoyu ile paylaşmıştı. Kyllonen’in eğitim sistemindeki bu değişikliğin sebebini açıklayan kısa ve net beyanı şu şekildeydi: “Bizler hala 19. Yüzyıl’ın ihtiyaçlarına yönelik eski moda bir eğitim sistemiyle hareket ediyoruz. Oysaki 1900’lü yıllardan bu yana çok şey değişti ve bizler de artık 21. Yüzyıl’ın ihtiyaçlarına göre bir eğitim sistemi planladık.”

    Yeni sisteme göre, Finlandiya’da konu bazında gerçekleştirilen dersler yerine, öğrencilere olaylar ve etkinliklerle disiplinlerarası formatta bir eğitim veriliyor. Örnek vermek gerekirse, İkinci Dünya Savaşı’nın anlatıldığı bir derste, konuya dair tarihsel, coğrafi ve matematiksel veriler birarada anlatılıyor.

    Ayrıca dikkat çeken bir başka başlık ise “Kafede Çalışmak” adlı ders. Bu dersle beraber de öğrenciler İngilizce, ekonomi ve iletişim konularında tüm bilgi birikimlerini kullanabiliyor.

    Son düzenlemeyle beraber öğrencilere her 45 dakikada bir 15 dakikalık ara sunuluyor. Okulda geçirilen süre de daha da kısaltılarak ortalama 5 saat olarak ayarlandı. Amerikalı öğrenciler günün ortalama 6 saatini ev ödevleriyle harcıyorlar. Finlandiyalı öğrencilerde ise bu süre ortalama 3 saat civarında.

    Öğrenciler son sınıfa geldiklerinde 16 yaşının başında olacaklar. 7 yaşından önce ise okula başlamak yok.

    Öğrencilerin kendi derslerini olaylar üzerinden kendilerinin seçmesi fikrinin, öğrencilerin derslere duyacağı hevesden, bilgi birikim ve gelecekteki duruşlarına kadar pek çok noktada fayda sağlayacağı düşünülüyor. Bu şekilde hiçbir öğrenci, herhangi bir dersi -örneğin, fizik, kimya ya da edebiyat gibi- ‘ben şimdi bunu ne için öğreniyorum’ düşüncesiyle bitirmek zorunda bırakılmayacak.

    Yeni sistemle beraber gelenekselleşmiş öğrenci-öğretmen ilişkisi de değişti. Öğrenciler artık kocaman sıraların arkasında, endişeyle ‘öğretmen bana soru sorsun da cevaplayayım’ diye oturmayacak. Bunun yerine küçük gruplar halinde öğretmenlerle beraber problemleri tartışarak çözmeye çalışacak.

    Finlandiya eğitim sistemindeki değişiklikler öğretmenleri de etkileyerek kolektif bir çalışmaya teşvik edecek. Okullardaki bu reform, farklı ders öğretmenleri arasında da ortaklaşa bir çalışmayı mecbur hale getirecek.

     

    Bu yazı BİRGÜN GAZETESİ‘nden alınmıştır.

    KEEP READING